Lânet olsun

1
317

Bu mübarek Ramazan gününde karanlık yüzlü batının, hempalarının, işbirlikçilerinin ve aşağılık uşaklarının eliyle gerçekleştirdiği saldırının ardından içimi kaplayan elem yüzünden bir şey yazmak gelmiyor içimden.

Çekilip bir köşeye ağlasam, korkak diyecekler.

Ağlasam, sevinecekler.

Hainleri sevindirmek de istemiyorum.

En zayıf anımızda bile dik durmak ve eğilmemek gerekir; kavganın kızıştığı noktada düşmana pirim vermek babından gözükebilecek gözyaşını içimize akıtarak kavgaya devam etmek gferektiğine inandığım için kalem denen kılıcımı çekmek zorundayım.

Atatürk Hava Limanı’nda patlatılan bomba da diğer terör eylemleri gibi, düpedüz batının akıl hocalığında gerçekleştirilmiş tertipten başka bir şey değil. Onları, parmaklarımızı gözlerine sokarak «işte cani bu!» diye gösteremiyoruz, ama kesin bir bedahatle biliyoruz ki, bu cinayetin azmettiricisi de, planlayıcısı da, a’sından z’sine ne yapılmışsa, tümünü yapan ve yaptırtan o’dur.

Bir takım örgüt isimlerinin öne çıkarılarak yapılacak olan tüm değerlendirmelerin yanlış olacağının kesinliği ile hareket etmek ve mücadelenin, yalnızca terörle değil, topyekün batı ile sürdürülmesi gerektiğinin farkına vararak eyleme geçmek ve meseleleri doğru bir istinat noktasına yaslandırmamız gerekmekteir.

Düşman artık belli olmuştur ve bu, topyekün batı ve onun bize medeniyet diye yutturmaya çalıştığı anlayışıdır. Bu, insanlığa varolduğu günden bu yana musallat olmuş en büyük şeytani anlayıştır.

İnsanlık, tarihin hiç bir devrinde böylesine cani, zalim, hayvanlıktan bile nasibini alamamış bir topluluk görmedi.

İnsanlığın başına musallat olan batı medeniyetinin kendi insanını bile doğramaktan geri durmayacağı medeniyet anlayışının çanına birileri ot tıkamadığı ve onu yeryüzünden kaldırmadığı sürece asla rahat edemeyeceğiz.

Hak ve hakikatle irtibatını kesen bu azgın medeniyetin insanlığı mahvetmeye yönelik tavrı karşısında göstermek gerektiğine inandığım duruşu ve duyuşu onlara gösteremediğimiz sürece onların bizim mutluluğumuza daima çomak sokacakları ortadadır.

İşte Atatürk Hava Limanı, İşte Ankara, Diyarbakır, Cizre, Mardin, Irak, Suriye, Libya…. Topyekün Afrika…. Asya… Yeterli değil mi?

Avrupa’nın nasıl kan içmeye hevesli bir canavar olduğunu göstermeye sadece birinci ve ikinci dünya savaşları bile yeter aslında. İki dünya savaşı ile kendilerini yemeye başlayan bu menfur medeniyetin nasıl da giderek bütün dünyayı yemeye meraklı aç bir köpek sürüsü olduğunu görünüz.

Gerçek canbazı görünüz…

İpte oynayan kuklayı değil, ipi oynatan kuklacıyı görünüz…

Hep aynı şeyleri söyleyeceğim: Bütün iş bizim kendimizi bilmekle alakalı. Nasıl uyutulduğumuzla… Nelerin bize unutturulduğunu yeniden bilmekle… Kendi varoluşumuzun zeminini oluşturan alem ve varlık/varoluş anlayışımızın yeniden inşasıyla…

Kendi medeniyet kodlarımızı canlandırmak ve onu Allah’ın eliyle yoğurduğu zamanın ruhuna raptederek kavramak ve mekanda işletmekle yükümlü olduğumuzu anlayamadığımız müddetçe, azgın batı medeniyetinin tasallutundan da kurtulamayacağımızı idrak edemedikçe dayak yemeye de devam edeceğiz.

Yüreğimizi dağlayan ve damarımızdan kanımızın çekilmesine yol açan bu menfur saldırıda hayatını kaybedenlere rahmet dileyip, öylece kalmak acziyetinden kurtulmak istiyorsak, iliklerimize kadar düşmanı olduğumuz batı medeniyetinin karşısında duracak akıl gücünü kendimizde bulancaya değin rahat yüzü göremeyeceğiz.

Umulur ki, varoluş şuurumuzu bulmaya vesile olur.

Şimdilik başımız sağolsun.

Millet var olsun.

Hak gelsin,

Batıl zail olsun.

Lanet olsun.

TEILEN
Önceki İçerikSadettin Kaplan
Sonraki İçerikFe eyne tezhebûn?

1 YORUM

  1. Dua larınıza Amin dedigimiz gibi, důşünüp-yazmakla da duygularımıza tercüman olmanızdan teşekkür ederiz.

Comments are closed.