2019'da herkesin ev ödevi farklı

Yani yeni yılda herkes evinin önünü süpürecek. Ayağını yorgana göre uzatacak.Çok çalışacak. Mal ya da fikir neyi becerebiliyorsa onu üretecek. Ve kendisini düşündüğü kadar çevresini de düşünecek. Yani devletse vatandaşını, patronsa çalışanını.

2019'da herkesin ev ödevi farklı

Türkiye 81 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18. ülkesi.

Dünyanın en büyük 17. ekonomisine sahip.

Ama kişi başı gelir dağılımında dünya genelinde 79. sırada.

Türkiye’nin potansiyeline baktığımızda kişi başı gelir düzeyi bize yakışıyor mu?

Yakışmıyor.

Uygun imkanlar verildiğinde ülkeyi uçuracak genç bir nüfusa sahibiz ancak bunları ekonominin çarklarını döndürmek konusunda kullanamıyoruz.

Bu yüzden de gelir dağılımında yeterli adaleti sağlayamıyoruz.

Bu verilere dikkatimizi çeken Anadolu Aslanları İşadamları Derneği ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın diyor ki;

“2019 yılı için belirlenen 2 bin 20 TL’lik asgari ücret, çalışanı enflasyona ezdirmeme niyeti taşımaktadır.

Özel sektörün de çalışanlarını enflasyon karşısında ezdirmeyeceği kanaati içerisindeyim.

2019 yılından başlayarak ev ödevimiz belli olmuştur.

Daha çok üreterek, enflasyonu tek hanelere çekerek, çalışanlarımızı enflasyon karşısında ezdirmememiz gerekmektedir.

Gayemiz çalışanlarımızın daha müreffeh bir seviyelerde yaşantı sürmesini sağlamak olmalıdır.”

Yani yeni yılda herkes evinin önünü süpürecek.

Ayağını yorgana göre uzatacak.

Çok çalışacak.

Mal ya da fikir neyi becerebiliyorsa onu üretecek.

Ve kendisini düşündüğü kadar çevresini de düşünecek.

Yani devletse vatandaşını, patronsa çalışanını.

Ev ödevimiz bu.

**

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu diyor ki: “Biz bu çalkantılı süreci geride bırakacağımıza inanıyoruz. Zira ülkemizin temelleri sağlamdır. Son 25 yılda bir sürü sıkıntılı, çalkantılı dönemi yaşadık ama hepsini aştık. Bu tekerlek, bu tümsekte kalmayacak. Biz bunu aşacağız. Yolumuza devam edeceğiz.”

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali de “Yurt içinde uygulanması beklenen sıkı para ve maliye politikası paralelinde, 2019 yılının ilk yarısında gözlenebilecek zayıf seyrin ardından yılın ikinci yarısında ekonomik aktivitede kademeli toparlanma olmasını bekliyoruz” diyor.

Biz de inanıyoruz.

Umutsuz ve ümitsiz yaşanmaz.

**

2018 yılını ekonomik ve siyasal alanda küresel seviyede çok çalkantılı biçimde geride bırakırken 2019 yılına dair umutlarımız sürüyor.

Dünyanın birçok yerinde yaşanan ekonomik ve sosyal insanlık dramlarının bireysel vicdanlardan devlet vicdanlarına doğru geçiş yapmasını ve ağlama ve üzülme aşamasından çözüm yolunda adımların atılması aşamasına dönmesini bekliyoruz

Aklın milyarlarca farklı yolu vardır ama vicdanın yolu tektir.

**

İş dünyası temsilcilerine göre 2019’da ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşına ilişkin gelişmeler ve jeopolitik riskler küresel risk algısı açısından belirleyici olmayı sürdürecek.

2019 yılında ithalat zayıf seyredecek, ihracat artacak

Cari açık azalacak.

2019 yılının ikinci yarısından itibaren enflasyonda bir düşüş olacağı öngörülüyor.

**

Türkiye’nin, karşı karşıya kaldığı riskleri bertaraf ederek ayrışabilecek potansiyel gücü var.

Ancak küresel ve yerel çapta birbirinin içine geçmiş sıkıntıların çözümünde her kesimin gayret göstermesi gerekiyor.

Buradaki en önemli unsur, ekonomideki güven ortamının kuvvetlendirilmesi.

Petrolü, doğal kaynakları yetmeyen ve kendi tasarrufları büyüme ihtiyaçlarına az gelen bir ekonomi olarak en fazla ihtiyaç duyulan şey: Güven.

Güven olmadan bolluk, bereket olmaz.

Bolluğu esas çıkaracak olan; iş adamının geleceğe güvenle bakacağı, yatırım yapacağı, yeni fabrika açacağı, istihdam oluşturacağı; yabancı yatırımcının bu ülkeye müsterih olarak sermaye akışı sağlayacağı, bunu geri almada bir kaygısının olmayacağı bir güven ortamı.

**

Ülkemiz büyük alt yapı projeleri ile bölgesinde önemli bir merkez olma özelliğine kavuşan, Orta Doğu ve Asya’ya yönelik para ve mal hareketinin tam ortasında bulunuyor.

Bu konumunun avantajını kullanabilmesi için ülke içinde ve komşularıyla barışık olması gerekiyor.

Toplumun tüm kesimlerinin, tüm ekonomik aktörlerinin gayreti ile var olan sıkıntıları aşarak, ekonomik ve sosyal sıkıntıların üstesinden gelebilir, dünyaya örnek olacak yeni bir hikaye yazabiliriz.

81 milyon adet 1 sayısını ayrı ayrı yazıp topladığınızda elde ettiğiniz rakam aynıdır ama 81 milyon adet bir rakamını yanyana koyup okumaya çalıştığınızda karşınıza inanılmayacak kadar büyük bir rakam çıkacaktır.

Anlatmak istediğimiz budur.

Kaynak:Yeni Şafak Gazetesi-Yaşar Süngü'nün yazısı

Diğer Haberler

Mesleki eğitimin 150 yıllık çınarı: Mekteb-i Sanayi


Meslek liselerinden ekonomiye 250 milyon liralık katkı


Meslek lisesinden 7 milyon liralık ciro


Biga'nın tarhanasını restoran zincirine satıyorlar


Yöresel lezzetler kadınları meslek sahibi yaptı


Kenevirden üretilen x-Ray'ler havalimanında


Turistler, gönüllü çiftçilik yapmaya Gölpazarı'na geliyorlar


Avrupa'nın en fazla marka başvurusu yapılan ülkesiyiz


TÜBİTAK teknoloji transfer edecek


Üniversite sanayi işbirliğinin meyvelerini yemeye başladık


Venezuela ekonomisi ne durumda


Mucitler BTM’de sahne aldı


Kooperatifler marketlere alternatif olmak istiyor


Finans piyasalarında algoritma çağı


Davos'ta bu yıl akıl sağlığı masaya yatırılacak


Güçlü olduğumuz 47 ihracat ürünü var


Plastik poşette dünyadaki uygulamalar nasıl


'Milli Uzay Programı'nda ilk adım atılıyor


Led ışığıyla domates yetiştiriyorlar


Suriyelilerden Bursa'ya 400 fabrika