Ahşabı dantel gibi işlemeyi öğretiyor

Tesadüfen başladığı ahşap oymacılığında Kültür ve Turizm Bakanlığından ustalık belgesi alan sanatçı Ömer Erkaraman, 20 yıldır ahşaba dantel gibi şekil veriyor.

Ahşabı dantel gibi işlemeyi öğretiyor

GAZİANTEP - MEHMET AKİF PARLAK

Tesadüfen başladığı ahşap oymacılığında kendini geliştiren Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli sanatçı 65 yaşındaki emekli mimar Ömer Erkaraman, 20 yıldır ahşabı adeta dantel gibi işliyor.

İzmir'de mimar olarak çalıştıktan sonra emekli olan evli ve iki çocuk babası Erkaraman, hafta sonu evinde eline geçen kıl testereyle uğraşmaya başladı. Tahtaya çizdiği deseni testereyle kesmeye çalışan Erkaraman, ortaya çıkan eserden büyük mutluluk duymaya başladı.

İlk olarak büyük ve kaba çizimler üzerinde çalışan Erkaraman, daha sonra ince çizimler yapmaya başladı. Herhangi bir ustadan ders almayan ve tamamen deneme yanılma yoluyla kendini bu alanda geliştirerek zaman içinde ustalaşan Erkaraman'a Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "ahşap oymacılığı sanatçısı" belgesi verildi.

Emekli olduktan sonra ahşap oymacılığı sanatına daha fazla vakit ayıran Erkaraman, 20 yıldır büyük sabır ve zahmetle elindeki ahşapları Osmanlı ve Selçuklu dönemlerin ait motiflerle süslüyor.

Erkaraman, sergi açmak için geldiği Gaziantep'te ahşap oymacılığına naht sanatı dendiğini, kendisinin de çalışmalarında ceviz, zeytin, armut cinsi ağaçlardan elde edilen malzemeleri kullandığını söyledi.

Naht sanatının özünün sabır olduğunu dile getiren Erkaraman, "Sevmezseniz yapacağınız bir şey değil. Öyle bir saatte bitecek bir iş değil. Örneğin bir kapı yaklaşık 6 ay sürüyor. En basit tablo bile en aşağı 20 günde tamamlanıyor. Sabır ve sevmeniz varsa çok güzel yaparsanız yoksa işkence gibi gelir." dedi.

Tamamen tesadüfen başladım

Sanatı kendi başına keşfetmenin ayrı bir zevki olduğunu anlatan Erkaraman, şöyle devam etti:

"Tesadüfen kıl testeresiyle bir şeyler yapıyordum, baktım kesebiliyorum derken yavaş yavaş zevk aldığım desenleri ortaya çıkardım. Zaman içinde o yetenek geliştikçe, zevk aldıkça desenler inceldi ve bu hale geldi. Tamamen tesadüfen başladım. Bir ustam olmadı deneme yanılma yoluyla öğrendim."

Erkaraman, şimdiye kadar İstanbul, Bursa, Muğla, İzmir, Gaziantep ve Karaman'da 8 sergi açtığını ve gelen ziyaretçilerden çok güzel tepkiler aldığını söyledi.

"Rehabilitasyonla tedavi gibi düşünün"

Ustalığını gençlere aktarmak istediğini ve bunun için yaklaşık 7 yıldır İzmir'de çeşitli kurslar verdiğini dile getiren Erkaraman, şunları kaydetti:

"Şimdiye kadar 90'dan fazla tablo ortaya çıkardım, 10 küsur de çerçeve yaptım. Yaklaşık 7 yıldır halk eğitim merkezlerinde ve çeşitli yerlerde bu sanatın kursunu veriyorum. Bu sene Karşıyaka Belediyesinin kurs yerinde eğitimimize devam ediyoruz. Bu işi yaptığınız zaman bütün dünya ile ilişkinizi kesiyorsunuz. İşe yoğunlaştıktan sonra rehabilitasyonla tedavi gibi düşünün, bunun başka bir açıklaması yok. Bir nevi meşguliyetle tedavi, çok rahatlatıcı."

Erkaraman, büyük bir yapıya naht işlemeli kapı yapmak istediğini de dile getirerek, "Eğer büyüklerimiz ilgilenirse İstanbul Çamlıca tepesine yapılan Çamlıca Camisi için tamamen naht sanatından bir kapı yapmak isterim. Bu benim için gerçekten şeref olur, büyük onur duyarım." dedi.

Kaynak:AA

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

'Bayramiçli Mehmet Akif'in hayatı belgesel oluyor

Bosna Savaşı'nda yok olan Alaca Camisi küllerinden doğacak

Namık Kemal Bolayır köyündeki kabri başında anıldı

Önce makinesini sonra 'ahşap lavabo'ları üretti


Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İslam düşmanlığı barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür


Türk matbuat tarihine yolculuk


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün' kitabı


Mesleğini babasından devralan genç ahşap ustası yurt dışına açıldı


MÜSİAD Saygı Kitaplığı farklı serilerle okurlarla buluşacak


Endonezyalı gelin Van'da fedakarlıklarıyla gönülleri fethetti


'Kudüs: Gülümseyen Aksa' çizimleri sanatseverlerin beğenisine sunuldu


Suriyeli engelli hat ustası ve ressam azmiyle örnek oluyor


İTO Başkanı Avdagiç geçmişten bugüne İTO'nun kültürel faaliyetlerini anlattı


Medeniyet Tasavvuru Okulu kurucusu Yusuf Kaplan: MTO'yu akıl, kalp ve ruhu harekete geçirmek için kurduk


'Onun İşi Okumak' diyerek sığınmacı çocukların eğitimine destek oluyorlar


Mahalledeki çocukların oyuncaklarını 'İrfan dede' yapıyor


Ümit Meriç, babası Cemil Meriç'i anlattı: Babam bir gönül insanıydı


Görme engelli adam eşiyle gönüllü olarak okul duvarlarını renklendiriyor


Dezavantajlı çocukların kalbine 'güneş' gibi dokunan proje


Mahalle imamı camiyi namaz vakitleri dışında sınıfa dönüştürüyor


Gaziantep'te 15 yıllık depo öğretmenin çabasıyla kütüphane oldu


Çadırların gölgesinde miniklerin masal keyfi


Zekeriya dede 10 dönümlük bahçesini çocuk parkına dönüştürdü


İnşaat işçisi kurduğu dernekle 30 bin kitabı köydeki çocuklarla buluşturdu