Başımıza gelen musibetlerin hikmeti nedir

Araştırmacı yazar Ümit Şimşek bu hafta MÜSİAD Merkezi'nde cumartesi sabahı Kur'an buluşmalarında musibetin hikmetini ayet ve hadisler ışığında anlattı.

Başımıza gelen musibetlerin hikmeti nedir

Kur’ân-ı Kerim, musibetlerin bir hikmetini de “habis olanı temiz olandan ayıklamak” şeklinde tarif ediyor. Burada “habis” ile münafıklar, “temiz” ile de mü’minler kastediliyor.

Araştırmacı yazar Ümit Şimşek bu hafta MÜSİAD Merkezi'nde cumartesi sabahı Kur'an buluşmalarında musibetin hikmetini ayet ve hadisler ışığında anlattı. 

Kur’an Buluşmalarının 207. bölümünde Âl-i İmrân sûresinin 178-179. âyetlerini okurken ağırlıklı konularımızdan birini, habis ve temiz kavramları teşkil etti.

Bu arada iman ve İslâmın bütünüyle maddî ve manevî temizlik üzerine bina edildiğini, hiçbir pislik ve kirliliğin mü’minlere yakışmadığını âyetlerden çeşitli örneklerle anlattı.

BEDİR SAVAŞI

Bedir zaferinden sonra Müslümanlar yükselen bir güç olarak büyük bir hayranlık toplamış, bunun sonucunda da, samimi olarak hak dini seçenlerin yanı sıra, ikbal peşinde koşan pek çok kimse de Müslümanların safına katılmıştı.

UHUD SAVAŞI

Uhud savaşı, 1000 kişilik ordudan 300’ünün münafıklığını ortaya çıkardı. Bu, Resulullah’ın (s.a.v.) arkasında namaz kılan üç kişiden birinin münafık olduğu / olabileceği anlamına geliyordu.

Kalplere nüfuz etmek beşerin elinde olmadığına göre, münafıkları teşhis etmek ve onlara yapılacak muameleyi tesbit etmek, Müslümanların elinde değildi.

MÜNAFIKLARI NASIL TANIRIZ

Kur’ân-ı Kerim, hayatın içine inen âyetleriyle, yaşanan olaylar üzerinden bize münafıkları nasıl tanıyacağımızı ve onlara nasıl muamele edeceğimizi öğretti.

O gün bugündür, Müslümanların bulunduğu her yerde münafıklar da hayatın bir gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. Bilhassa ikbal günlerinde bu gerçek çok daha açık şekilde ortaya çıkıyor. Ve bizim de Kur’ân’ın bu derslerine olan ihtiyacımız kendisini bütün şiddetiyle hissettiriyor.

ALDIĞIMIZ DERSLER

Kur’an Buluşmalarının 207. bölümünde Âl-i İmrân sûresinin 178-179. âyetlerini okurken, bu tesbitlerin yanı sıra, Kur’ân’ın münafıklara lâyık gördüğü “habis” sıfatı üzerinde duruldu ve şu sonuçlara varıldı:

Bütünüyle temizlik üzerine binâ edilmiş olan İslâm, isyanın, günahların, bilhassa küfür ve nifakın pisliğinden de taharet ister.

Temiz olan şey temiz meyve verdiği gibi, habis olandan da ancak habis şeyler çıkar.

Münafıkların mü’minlerden ayırt edilmesi, taharetin bir icabıdır.

Fitneler, imtihanlar, çetin şartlar, zor günler, münafıkların mü’minlerden ayrılma vesileleridir.

Bütün bunlar, bizi, hayatın her alanında karşımıza çıkması muhakkak olan münafıkları teşhis etmenin ve onların tehlikelerinden sakınmanın hayatî önem taşıyan beceriler olduğu neticesine getirdi.

Bu beceriler ise, hiç şüphesiz, Kur’an ve Sünnet ile haşir neşir olmayı zaruret haline getiriyordu.

“Peygamberler gaybı bilir mi?” sorusu üzerinde de kısaca durıuldu.

HER HAFTA ÇAYLI, SİMİTLİ SOHBET

UTESAV organizasyonuyla her hafta Cumartesi sabahları MÜSİAD’ın Sütlüce’deki genel merkezinde gerçekleşen Kur’an Buluşmaları, sabah saat 7:00-7:30 arasındaki simit ve çay ikramından sonra başlayacak ve 9:00’a kadar sürüyor.

Programda hanımlar için de yer ayrılmış bulunuyor.

Önceki Haber
Milli sporcu Şahika Salda gölünde dünya rekorunu kırdı

Sonraki Haber
Dört ülke arasında göçmen Kajal’ın “mutlu/huzurlu” hikâyesi