Besmele ile şiire başladım

Abdürrahim Karakoç vefatının sekizinci yılında yad edildi.

Besmele ile şiire başladım

 

Türk şiirine kazandırdığı “Mihriban”, “İsyanlı Sükut”, “Hak Yol İslam Yazacağız”, “Gel Gayrı”, “Hasan’a Mektuplar”, “Vur Emri” ve “Omuzumda Sevda Yükü” adlı eserleriyle tanınan şair ve yazar Abdurrahim Karakoç, vefatının 8. yılında yad edildi. Anadolu insanının karşılaştığı zorlukları ve çektiği sıkıntıları eserlerinde işleyen Karakoç, yaşam hikayesini ise şöyle anlatmıştı: “Ebedi kudretin tek sahibinden alınan emir üzerine, 7 Nisan 1932’de dünyaya gelmişim. Çocukluğum şöyle böyle geçti. Kıt imkanlara, kıtlık yıllarına rağmen hala o günleri özlerim. Birçok kimseye o yılları anlatsam, ‘Özlenecek nesi var?’ diyebilir ama ben hep çocukluk yıllarımı sevdim. Şiir yazmaya küçük yaşlarda başladım. Zaten bizim oralarda her genç, şiir yazar. Bu tutku başka bir meşgalenin veya işin olmayışından kaynaklanıyor gibime geliyor. Ben de avareydim. Boşluğumu şiirle doldurmaya çalıştım. Benimle şiire başlayanlar yalnızlıktan, yardımsızlıktan dökülüp gitti.”


EROĞLU MİHRİBAN’I ÜNLÜ YAPTI


2000 yılında kendisiyle yaptığım bir söyleşi de şiire Besmele’yle başladığını söylemiş ve en ünlü şiiri Mihriban için de şunları anlatmıştı: “Musa Eroğlu’nun kızı bir vesileyle Mihriban şiirimi görmüş ve babasına götürmüş. Babasına şiiri bestelemesi için ısrar etmiş. Eroğlu da, kızının ısrarları üzerine şiiri almış ve o gece sabaha kadar okuyup, daha sonra da besteyi yapmış.” Mihriban’ın bir dönem pek çok şarkıcı tarafından okunduğunu da hatırlatan Karakoç, müzisyenlerin şairlerle halk arasında bir nevi aracılar olduğunu ifade etmiş ve eklemişti: “Bu yüzden şiirlerimin bestelenmesi çok hoşuma gidiyor..


İDAMLA YARGILANDI


Karakoç’un 1970’li yıllarda “Hak Yol İslam Yazacağız” adlı şiiri ilahi olarak bestelendi ve bu şiir yüzünden idamla yargılandı. Evli ve 3 çocuk babası olan Karakoç, 7 Haziran 2012’de tedavi gördüğü Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde vefat etti. Bağlum Mezarlığı’nda Şeyh Abdülhakim Arvasi Türbesi’nin yanına defnedildi. Karakoç kendisini bir şiirinde şöyle tanıtmıştı: “İman kaynağımdır, tevhid havuzum/ İslam’ın dışında arama beni/ Muhammed-ül Emin tek kılavuzum/ Putların peşinde arama beni/ Hak kelâm duyduğum kitap Kur’an’dır/ Başka yok! Uyduğum kitap Kur’an’dır/ Dolduğum, doyduğum kitap Kur’an’dır/ Beşerin ‘boş’unda arama beni.”

Kaynak: Yeni Şafak

 

Diğer Haberler

Duygu dünyamızda silinmez izler bırakan şair: Erdem Bayazıt


Mütefekkir ve çok yönlü bir alim: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır


Aksiyon ve dava adamı: Necip Fazıl Kısakürek


İlahi aşkın izinde ışık saçan gönül insanı: Yunus Emre


Rubaileriyle edebiyat dünyasını etkileyen şair: 'Ömer Hayyam'


Hayatı mücadeleyle geçen isim: Şule Yüksel Şenler


İsyan Ahlakı'nı kuşanan adam: Nurettin Topçu


İz bırakan bir muallim: Mahir İz


Bilimler tarihinin zirvesi: Fuat Sezgin


Bir ilim abidesi: Mehmed Fuad Köprülü


Türk edebiyatının mütefekkir yazarı: Cemil Meriç


Türk kadınının kahramanlık simgesi: Nene Hatun


Malcolm X doğumunun 94. yılında anıldı


Kudüs Fatihi: Selahaddin-i Eyyubi


Barış Manço'nun en büyük hayali, 2023'tü


Şark Fatihi: Kazım Karabekir


Hayata duygu dolu gözlerle bakan şair: Özdemir Asaf


Sevgisini ve öfkesini söylemekten çekinmeyen şair: 'Nefi'


Kazım Karabekir Paşa, yetimlerin babasıydı


Türk edebiyatının çınarı: Ahmet Hamdi Tanpınar