Mekke'nin fethi İslamın barış dini olduğunu gösteren en önemli hadisedir

İslam ordusu Mekke'ye girdi. Çatışmalarda Mekkelilerden 6 kişi öldü, Müslümanlardan ise iki veya üç kişi şehit oldu. Hz. Muhammed Mekke'ye girdiğinde genel af ilan ederek, kimseye zarar verilmeyeceğini duyurdu

Mekke'nin fethi İslamın barış dini olduğunu gösteren en önemli hadisedir

Bütün insanlığın ilk ve son peygamberi doğduğu şehir olan Mekke'den Medine'ye göç etrmek zorunda kaldıktan kısa bir süre sonra Mekke'yi fethetmek için binlere inanan insanla döndü ve hiç kan dökmeden Mekkke'yi fethetti.

İslamiyet'in yayılması, Mekke'de cahiliye devrinin sona ermesi ve böylece sağlıklı bir dini hayata geçilmesi açısından büyük önem taşıyan Mekke'nin fethinin üzerinden 1389 yıl geçti.

Fetih Suresi'nin okunarak Mekke'ye girilmesiyle 11 Ocak 630'da kazanılan fetihle, şehirde barış ve huzur hakim kılındı.

Mekke'nin fethine zemin hazırlayan gelişmeler, Mekkeli Kureyşlilerin müttefiki Beni Bekir Kabilesi'nin, Hudeybiye Antlaşması'na aykırı hareket ederek Müslümanların himayesindeki Huzaa kabilesine saldırmasıyla başladı.

Bu olay üzerine Kureyşlilere haber gönderen Hz. Muhammed, saldırıyı yapan kabileyle ittifakın sona erdirilmemesi durumunda antlaşmanın sona erdirileceğini bildirdi. Hz. Muhammed komutasında İslam ordusu, teklifin kabul edilmemesi üzerine 31 Aralık 629'da savaşa hazırlandı.

Hazreti Muhammed'in, "Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz ve hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz" emri ve Fetih suresinin okunmasıyla İslam ordusu Mekke'ye girdi. Çatışmalarda Mekkelilerden 6 kişi öldü, Müslümanlardan ise iki veya üç kişi şehit oldu.

Hz. Muhammed Mekke'ye girdiğinde genel af ilan ederek, kimseye zarar verilmeyeceğini duyurdu, ardından içinde 360 putun bulunduğu Kabe'ye yönelip tüm putları kırdırdı. Daha sonra Müslümanlar ile Kabe'yi tavaf eden Hz. Muhammed, ilk hutbeyi okuyup namaz kıldırdı.

İslamiyet'in yayılması, Mekke'de cahiliye devrinin sona ermesi ve böylece sağlıklı bir dini hayata geçilmesi açısından büyük önem taşıyan fetih, şehirde barış ve huzuru hakim kıldı.

Fetih Suresi'nde Mekke'nin fethi müjdelendi

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Aycan, Mekke'nin fethinin İslam tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Fetih Suresi'nde Mekke'nin fethedileceğinin müjdelendiğini belirtti.

Aycan Mekkelilerin, Müslümanlar ile yaptığı Hudeybiye Antlaşması'nı ihlal ettiğini ancak daha sonra antlaşmayı yenileme talebinde bulunsalar da bir geri dönüş olmadığını anımsatarak, Hz. Muhammed'in 10 bin kişilik ordu ile Mekke'yi fethetmek için yola çıktığını kaydetti.

Ordunun hedefinin gizli tutulduğunu ve Mekkelilerin yakalanıp Hz. Muhammed'in huzuruna getirildiğinde onlara kötü davranılmadığını anlatan Aycan, şunları söyledi:

"Mekke'nin fethi, tevhit mücadelesinin şirke karşı bir üstünlüğü, zaferi, galibiyeti anlamına geliyor. Sadece bir şehri ele geçirmek değil o şehirde hakim olan anlayışın tasfiyesi anlamına geliyor. Hz. Muhammed, dört koldan Mekke'ye giren ordu komutanlarına talimat vererek, kesinlikle hiçbir cana kıyılmaması ve öldürülmemesini istiyor. Hatta Peygamber Efendimiz, bu dört birlikten birinin başında olan ensardan Sa'd bin Ubade'yi, 'Bugün artık savaş günüdür' şeklindeki sözünden dolayı görevden alarak, oğlu Kays bin Sa'd'ı getiriyor."

Müslümanlar bölgede bir güç olarak kabul edildi

Mekke'nin fethini kolaylaştıran zeminin Hudeybiye Antlaşması ile atıldığını vurgulayan Aycan, bu antlaşma ile İslamiyet'in diğer kabile, topluluk ile devletlere yayıldığına ve Müslümanların, Arap Yarımadası'nda bir güç olarak kabul edildiğine dikkati çekerek, "Mekke'nin fethinden sonra kabileler onlarca, yüzlerce heyetler göndererek İslam'ı kabul ettiklerini, Medine ile birleşmek istediklerini beyan ettiler. Bu şekilde İslamiyet, Arap Yarımadası'nda yayılmış oldu." diye konuştu.

Aycan, Mekke'nin fethinin birlik, peygamberlik ve ahiret anlayışının hakim kılınması ile Müslümanların terk etmek zorunda kaldığı şehre geri dönmeleri anlamına geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Peygamber Efendimiz Mekke'ye girdikten sonra hiç kimseye zarar verdirmiyor. Kabe'nin anahtarlarını istiyor. Kabe'yi açtırarak putları kırdırıyor, arkasında namaz kıldırıyor, insanlara hitap ediyor. Yine Mekke'de uygulanacak sistemin düzenin ana hatlarını o insanlara aktarıyor. Oradaki ana hatlar, kesinlikle putperestliğe müsaade edilmeyeceği, Kabe'nin sadece Allah'a has kılınacağı, kabile kavgaları ile kadınlara ve kız çocuklarına kötü muamelelerin kaldırılacağı, içki, fuhuş, kumar, fal okları gibi geçmişte Mekke'de cari olan sistemin ortadan kaldırıldığıdır. Sadece hacılara su verme ve yemek yedirme işleri ile Kabe'nin anahtarının geçmişte olduğu gibi Abdüddaroğulları'nda olacağı şeklinde uygulamalar yapılmıştır. İslam oraya egemen kılınmış oldu."

Kaynak:AA

Diğer Haberler

Suriyeli gençler 'umuda yolculuğun' filmini çekti


Savaş mağduru çocukları karakalem çalışmasıyla anlattılar


Amerikalı eğitmenden engellilere sanatla terapi


Aylan bebeğin hayatı film oluyor


'Çivisiz cami' yıllara meydan okuyor


Engelli radyocu umut dağıtıyor


Türk ve Suriyeli gençlerin 'Gelecek Rüyaları' UNICEF'te sergileniyor


Askıda Kitap Projesi ile okuma alışkanlığı artırılacak


Dijital kütüphane öğrencilerin ufkunu açıyor


Gazze'de enkazlar arasındaki sıra dışı sergi


Yunus Emre Enstitüsü'nden El-Ezher'e ilk Türkçe kütüphane


'Şal-şapik' eski cezaevinde yaşatılıyor


Nijerya'nın ilk hattatları Türkiye'nin desteğiyle eğitim alıyor


Kılıç aşkı Bosnalı Leyla'yı Osmanlı uzmanı yaptı


Suriyeli Yahya'nın 'ödüllük' hikayesi


Mırra'nın yapımı da içimi de sunumu da kültür kokuyor


Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi Şubat'ta açılıyor


Kediler, şairlerin ilham kaynağı, yalnızların dostu


İstanbul'a gelip de Topkapı ve Ayasofya'yı gezmeyen yok


İstanbul'un hangi taşını kaldırsak altından müzik çıkıyor