Mesleğini soranlara, şairim diyordu

Şair bir ailenin üç çocuğundan biri olan Bahaettin Karakoç, 1930'da Kahramanmaraş'ta dünyaya geldi. ilkokul 3. sınıfa giderken bir haftada Osmanlıcayı öğrenip, bir ayda da Kur'an-ı Kerim'i okumayı bitirdi.

Mesleğini soranlara, şairim diyordu

Şair bir ailenin üç çocuğundan biri olan Bahaettin Karakoç, 1930'da Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu sonradan Ekinözü adıyla ilçe olacak Cela köyünde, ortaokulu da Düziçi ilçesi ile Ankara'daki Hasanoğlan Köy Enstitüsünde tamamlayan Karakoç, ilkokul 3. sınıfa giderken bir haftada Osmanlıcayı öğrenip, bir ayda da Kur'an-ı Kerim'i okumayı bitirdi.

Ölünceye kadar sürdüreceği şiir tutkusuna da aynı dönemde merak salan Karakoç, 29 Ağustos 1944'te memurluğa atandı. Karakoç, Kahramanmaraş'taki sağlık kuruluşlarında 32 yıl 8 ay sağlık memuru olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle görevinden emekli oldu.

İlk şiiri 19 yaşında yayınlandı

İlk şiiri 1949 yılında Yurt gazetesinde yayınlanan şairin böylece 79 yıllık sanat hayatı da başlamış oldu.

Türk şiirine ve halk müziğine "Mihriban" gibi birçok önemli eserleri kazandıran Abdürrahim Karakoç'un abisi olan Bahaettin Karakoç, 1960'lara kadar yazıp çeşitli dergilerde yayınlattığı şiirlerini kitaplarına almadı. Karakoç'un asıl sanat dönemi 1973'te yayınlanan "Seyran" kitabıyla başladı.

Akşam gazetesi ile Türk Kadınlar Birliğinin 1962'de ortaklaşa düzenlediği Türkiye çapındaki bir edebiyat yarışmasında "İsa ile İshak" adlı hikayesiyle ikincilik ödülü alan yazar, 1983 yılında Kayseri Sanatçılar Derneğince yılın şairi seçildi.

"Bir Çift Beyaz Kartal" adlı kitabıyla 1986'da şiir dalında Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü alan Karakoç, 1986 yılında çıkarmaya başladığı ancak 37 sayının ardından ekonomik sebeplerden dolayı kapatmak zorunda kaldığı "Dolunay Sanat ve Edebiyat Dergisi" ve ülkenin dört bir yanında kendisini ispatlamış şairlerin katılımıyla 16 yıl aralıksız yapılan "Geleneksel Dolunay Şiir Şöleni" ile şiiri ayağa kaldırmaya çalıştı. 

Kurduğu "Dolunay Yayınları" ile yazarlığa ve şiire meraklı gençleri edebiyat dünyasına kazandırmayı amaçlayan Karakoç, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1989'da Türkiye'yi temsilen Struga Uluslararası Şiir Akşamları Festivali'ne katılarak tebliğ sundu.

Diyanet Vakfınca 1991'de düzenlenen "münacat" yarışmasında "Beyaz Dilekçe" isimli şiiriyle birincilik kazanan Karakoç, 1993'te "Türkçenin Uluslararası 2. Şiir Şöleni" için gittiği Kazakistan'ın Almatı şehrinde "Büyük Abay Ödülü" ile ödüllendirildi.

Karakoç, 1997’de Malatya Büyük Şehir Belediyesinin açtığı "Malatya" konulu şiir yarışmasında birincilik ödülü ile 2004'te Tarsus Belediyesinin düzenlediği "Karacaoğlan Şelale Şiir Akşamları" etkinliklerinde her yıl bir şaire verilen "Karacaoğlan Onur Ödülü"nü aldı.

İstanbul Küçükçekmece Belediyesince 2011'de "Onur Ödülü" verilen şair, 2012'de İstanbul Sultanbeyli Belediyesince "Türk Şiirine Hizmet Ödülü"ne layık görüldü.

"Fahri doktora"

Türk edebiyatında "Dede Korkut" ve "Beyaz Kartal" olarak anılan Şair Bahaettin Karakoç'a Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesince (KSÜ), 2014 yılında fahri doktora unvanı verildi.

2015 yılında bir kaza sonucu beyin kanaması geçiren Karakoç, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesinde ameliyat edildi.

Türk edebiyatına katkılarından dolayı, Kahramanmaraş Milli Eğitim Müdürlüğünün teklifi ve Valilik oluruyla 2015'te adına Bahaettin Karakoç İlkokulu yaptırıldı.

Karakoç, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından "2015 yılı Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödülleri"nde "Üstün Hizmet" ödülüne layık görüldü.

Şiirleri, hikaye ve yazıları Hisar, Varlık Yıllığı, Türk Edebiyatı, Dolunay, Doğuş Edebiyat, Milli Kültür, Kültür ile Sanat gibi çok sayıda sanat ve edebiyat dergilerinde yayınlandı.

Halk şiirine daha yakın olan şiir anlayışını son dönemlerinde modern tarzla birleştirip kendine özgü yeni bir çizgi ortaya koymayı başaran Karakoç'un birçok şiiri değişik formlarda bestelendi.

Mesleğini soranlara "Şairim" diyen Karakoç, 16 Ekim'de evinde rahatsızlanmasının ardından kaldırıldığı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümünde yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Şair Bahaettin Karakoç'un "Mevsimler ve Ötesi", "Seyran", "Zaman Bir Beyaz Türküdür", "Sevgi Turnaları", "Ay Şafağı Çok Çiçek", "Kar Sesi", "İlkyazda", "Bir Çift Beyaz Kartal", "Menzil", "Uzaklara Türkü", "Güneşe Uçmak İstiyorum", "Şiir Burcunda Çocuk", "Beyaz Dilekçe", "Güneşten Öte", "Dolunay Şiir Güldestesi", "Leyl-ü Nehar Aşk", "Aşk Mektupları", "Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman", "Ay Işığında Serenatlar", "Sürgün Vezirin Aşk Neşideleri", "Ben Senin Yusuf’un Olmuşum", "Gündemde Yine Aşk Var", "Seyran", "Sabah Esintileri" ve "Kar Sesi" adında eserleri bulunuyor.

Kaynak:AA

Önceki Haber
Afrika'ya batının gözlükleriyle bakarsak kaybederiz

Sonraki Haber
İstanbul'un fethini yakınlaştıran zafer: II. Kosova