Nuseybe el-Mâziniyye (Ümmü Umâre)

Aile’de vazifesini bihakkın yapan ana, cihadda kahraman, cemiyette vakarlı ve takvâlı bir hanım üye olan Ummü Umâre Nuseybe el-Mâziniyye ne güzel bir örnek.

Nuseybe el-Mâziniyye (Ümmü Umâre)

 

TDV İslam Ansiklopedisi’nde bu değerli ve kahraman sâhâbînin (sahâbiyye kelimesi Türkçe’de kullanılmaz) Sayın Halit Özkan tarafından kaleme alınmış biyografisi vardır. Bir hatıra ile birlikte bu büyük İslam insanını anmak için o maddeyi özetleyecek, başka kaynaklardan küçük ilaveler de yapacağım.

 

Merhum dava arkadaşım Bekir Topaloğlu ile beraber İmam Hatip Okulları için Arapça gramer ve okuma kitabı hazırlamıştık. “Arapça Okuma ve Eski Metinler” isimli kitapta öğrencilere bir yandan dil öğretirken, diğer yandan İslâm tarih, kültür ve değerlerini tanıtmayı da hedeflemiştik. Bu yüzden o zamanın Talim Terbiyesi (yıl 1964) “Bu kitapta ideolojik bir amaca yöneltme var” diyerek kitabı reddetmişti, sonra bir yolunu bulup yardımcı ders kitabı olarak kabulünü sağladık, yıllarca İmam Hatip Okullarında okutuldu, bugün bile bazı eski öğrencilerimiz o kitaptan ezberledikleri parçaları buluştuğumuzda bize okuyorlar. İşte bu kitaba “Nuseybe el-Mâziniyye”nin kısa biyografisini ve şanlı menkıbesini de koymuştuk.

 

Nuseybe (Allah ondan razı olsun) Hazrec kabilesinin Benî Neccâr koluna mensuptur. Annesi Rebâb bint Abdullah’tır. Bedir gazilerinden Abdullah ve bekkâînden Abdurrahman onun kardeşleridir. Birinci kocası öldüğü için ikinci bir evlilik yapmış ve bu iki evlilikten Abdullah, Habîb ve Temîm isimli oğulları ile Havle adında bir kızı olmuştur

 

Medineli ilk Müslümanlar arasında yer alan Ümmü Umâre, İkinci Akabe Biatı’nda kocası ve iki oğluyla bulundu. Bu biata iştirak eden iki kadından biri olmasının yanında savaşlarda en önde yer almasıyla da meşhurdur. Uhud’a, Benî Kurayza Gazvesi’ne Hudeybiye’ye, Hayber’in fethine, Umretü’l-kazâ’ya, Mekke’nin fethine, Huneyn’e ve Yemâme savaşına katıldı. Özellikle Uhud, Huneyn ve Yemâme savaşlarında büyük hizmetler gördü. Uhud’da savaşın şiddetlendiği ve Müslümanların zor durumda kaldığı bir sırada kocası Zeyd ve iki oğluyla birlikte Hz. Peygamber’i koruyan pek az sahâbîden biridir. Bu savaşta birçok yerinden yaralandı, ardından bir yıl boyunca yaralarının tedavisiyle uğraştı. Uhud’da gösterdikleri fedakârlıktan dolayı onun ve ailesinin cennette kendisine komşu olmaları için Hz. Peygamber’in dua ettiği ve “O gün nereye baksam Ümmü Umâre’nin beni korumak için savaştığını görüyordum” dediği bilinmektedir.

Ümmü Umâre, Bey‘atürrıdvân’a katılan dört kadın arasında yer aldı. Resûl-i Ekrem, Hz. Osman’ın Mekkeli müşrikler tarafından öldürüldüğü haberi gelince Ümmü Umâre’nin kabilesinin konak yerine geldi ve burada bir ağacın altında ashaptan biat aldı. Ümmü Umâre, sahâbîlerin yanlarında çok az silâh bulundurduğu o gün muhtemel bir düşman saldırısına karşı beline bir bıçak bağladığını söylemiştir.

 

Huneyn’de Müslümanların baskına uğrayıp dağıldıkları sırada savaşa devam ederek onların tekrar toparlanması için gayret gösterdi, bu arada bazı müşrikleri de öldürdü.

 

Daha önce Hz. Peygamber’in mektubunu Müseylimetülkezzâb’a götüren ve orada işkenceyle (Müseylime’nin peygamberlik iddiasını kabul etmediği için organları teker teker kesilerek) öldürülen oğlu Habîb’in intikamını almak için yemin etti ve bu amaçla katıldığı Yemâme savaşında kahramanca çarpıştı. Burada bir ara dağılan Müslümanların yeniden toparlanması için uğraşırken on bir yerinden yaralanıp bir elinin kesilmesine rağmen Müseylime’yi aramaya devam etti. Oğlu Abdullah ile Vahşî b. Harb, bahçesine saklanan Müseylime’yi bulup öldürdüler, Nuseybe bunu haber alınca sevindi, maksat hâsıl olmuştu, Rabbine şükretti.

 

Ümmü Umâre nâzil olan âyetleri ve İslâm’ın hükümlerini dikkatle takip ediyordu. “Müslüman erkekler ve kadınlar, mümin erkekler ve kadınlar, ibadet ve itaat eden erkekler ve kadınlar, özü sözü doğru erkekler ve kadınlar, sabreden erkekler ve kadınlar, gönlünü ibadete vermiş erkekler ve kadınlar, yardım yapan erkekler ve kadınlar, oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çokça anan erkekler ve kadınlar, işte bunlar için Allah büyük bir ödül hazırlamıştır” meâlindeki âyet (el-Ahzâb 33/35), bir rivayete göre Ümmü Umâre’nin Hz. Peygamber’e gelerek, “Bakıyorum da Kur’ân’daki her şey erkekler adına, kadınlardan hiç bahsedilmiyor” şeklindeki nazı ve niyazı üzerine nâzil olmuştur.

 

Aile’de vazifesini bihakkın yapan ana, cihadda kahraman, cemiyette vakarlı ve takvâlı bir hanım üye olan Ummü Umâre Nuseybe el-Mâziniyye ne güzel bir örnek. Ona benzemeye çalışmak ve onunla cennette buluşmak ne güzel bir son!

 Yeni Şafak/ Hayrettin Karaman

 

Diğer Haberler

Alman usulü bize gelmez, bizde îsar ve diğergamlık vardır


Mutlu beraberlik fedakârlık ister


Namaz saflarının bireysellikle ne alakası var?


Kısa adı Islah nasıl bir okuldu?


Dünya Evimiz Bize Emanettir


Eksiğimiz iyi yetişmiş insandır


Çürük iplik ile sağlam elbise dikmek


Katılım bankalarında büyük değişim


Faizsiz finansman tarafındaki gelişmeler


Sadi Baba ve Ercüment Özkan: Bir şeyh ve bir İslamcı


Cuma gününde İslam insanı


Anne babaya ihsan meselesi ve yaşlılık sorunu


Sevinç ve hüznü birleştiren Aşura insanlığın sembolüdür


İyi insanlar


İşimizi namaza göre dizayn etmeliyiz


Hayat boşluktan nefret eder! Eğer öncü bir kuşak yetiştiremezsek “boşluk” mezarımıza döner!


'Osmanlı'nın görüşü hakim olsaydı gezegen bu hale gelmezdi'


Sezai Karakoç'tan 'İslam Birliği' çağrısı


Ülkemizdeki Suriyeliler


Katılım banka ve sigortacılığı