Süper güç olmak için yazılacak iyi bir hikâyenin 4 şartı

Kai-Fu Lee daha önce Microsoft ve Apple’da yöneticilik yapmış. Google China’nın kurucusu ve Yapay Zeka Enstitüsü Başkanı Kai-Fu Lee 21. Yüzyıl’da bir Yapay Zeka süper gücü oluşturmak için 4 şart var diyor.

Süper güç olmak için yazılacak iyi bir hikâyenin 4 şartı

Google China’nın kurucusu ve Yapay Zeka Enstitüsü Başkanı Kai-Fu Lee 21. Yüzyıl’da bir Yapay Zeka süper gücü oluşturmak için 4 ana yapıtaşının olması gerektiğini söylüyor; Bol miktarda veri, yılmaz girişimciler, yapay zeka alanında iyi eğitilmiş bilim insanları ve destekleyici siyasi ortam.

Kai-Fu Lee daha önce Microsoft ve Apple’da yöneticilik yapmış.

Lee’nin yapay zeka konusundaki görüşleri ve bu alandaki yolculuğu, İstanbul’da uçak ve motor bakım hizmeti veren Mytechnıc tarafından Yapay Zeka ve Yeni Dünya düzeni Çin silikon vadisi adıyla kitaplaştırılmış.

**

Çinli araştırmacılar 1999 yılında yapay zeka ile ilgili araştırmalarının başlarında iken Microsoft’ta yönetici olarak çalışan Lee, ses ve görüntü tanıma üzerinde konferans vermek için Çin bilim ve teknoloji üniversitesine gidiyor.

Üniversite ülkedeki en iyi mühendislik okullarından biri ama Çin’in başkenti Pekin’e göre uzak, izole bir bölge olan Hefei şehrinin güneyinde yer alıyor.

Lee konferansla ilgili izlenimlerini kitapta şöyle anlatıyor;

“Konferans gecesi öğrenciler salona doluşmuştu, bilet bulamayanlar ise pencerelerin önüne yığılmış, camın arkasından da olsa bir şeyler duyabilirim umuduyla bekleşiyordu.

O kadar yoğun bir ilgi vardı ki, organizatörlerden dışarıdaki öğrencilerin içeri girip koridorda, hatta sahnede benim çevremde oturmalarına izin vermelerini rica etmek zorunda kaldım.

Ses tanıma, ses sentezleme, 3D grafik ve bilgisayar görüşü gibi konuların temellerini anlatırken beni can kulağıyla dinlediler.

Çabuk çabuk notlar aldılar ve temel ilkeler ile pratik uygulamalar hakkında beni soru yağmuruna tuttular.

Çin’in yapay zeka konusundaki araştırmalarda ABD’nin on yıldan fazla geldiği ortadaydı ama bu öğrenciler dış dünyaya ilişkin her bilgiyi sünger gibi emiyorlardı.

Odadaki heyecan elle tutulur düzeydeydi.

Konferans uzadıkça uzadı, salondan ayrılıp üniversitenin ana kapısına doğru yürüdüğüm sırada hava iyice kararmıştı.

Öğrenci yurtları yolun iki yanına sıralanmıştı ama kampüs sakin, yol boştu.

Derken bir anda her şey değişti. Sanki sözleşmişçesine öğrenciler uzun sıralar halinde yurttan çıkıp etrafımı sardılar ve yolda yürümeye başladılar.

Ne olduğunu ancak öğrenciler kaldırım kenarına oturup ders kitaplarını açtıktan sonra anlayabildim; yatakhanelerde ışıklar saat 11’den sonra kapanıyordu, bu yüzden öğrencilerin çoğu dışarı çıkıp, derslerine sokak ışıklarının altında devam ediyorlardı.

Çin’in yüzlerce en parlak genç mühendisi zayıf sarı ışığın altında toplaşmıştı.

O tarihte henüz bilmiyordum ama ileride Çin’in en önemli yapay zeka şirketlerinden birinin kurucusu olacak kişi de o karanlık Hefei gecesinde fazladan bir iki saat daha çalışmak için toplanan kalabalığın arasındaydı.

Bu öğrencilerin okudukları ders kitapları ya ömrünü doldurmuş ya da kötü tercime edilmişlerdi.

Yine de bulabilecekleri en iyi kitaplar bunlardı ve bu öğrenciler içerdikleri bilgiyi son damlasına kadar yutmaya niyetliydiler.

Okulda internet erişimi çok ender sağlanabiliyordu ve yurtdışında okuma imkanı elde etmek için tam burs kazanmak şarttı.

Bu ders kitaplarının köşeleri kıvrılmış sayfaları ve arada bir okula gelen bir akademisyenin vereceği seminerler küresel yapay zeka araştırmalarının son durum hakkında fikir edinebilecekleri tek fırsattı.

Hefei konferansımdan 20 yıl sonra Çin, yapay zeka topluluğu ABD ile arasındaki mesafeyi büyük ölçüde kapattı.”

**

ABD yapay zeka alanında açık farkla önde iken Çin son yıllarda yaptığı atılımlarla dünyada ikinci konuma geldi.

Bugün yapay zeka çağının yedi devi olarak ABD’li Google, Facebook, Amazon, Microsoft ile Çinli Baidu, Alibaba ve Tencent olarak görülmesi tesadüf değil.

Bu rekabetin ve ilerlemenin altında büyük bir emek ve devlet, işveren ve çalışanlardan oluşan azim, işbirliği ve inanç var.

**

Yapay zeka alanında büyük ilerleme kaydederek dünya ekonomisinde söz sahibi büyük bir güç olan Çin, ne yazık ki insan haklarında aynı başarıyı gösteremedi.

Çin, Uygur özerk bölgesinde Müslüman Uygur Türklerine uyguladığı zorunlu kamplar ve asimile etme politikası ile küresel ekonomide kendi ayağına kurşun sıkıyor ve İslam dünyasının öfkesini artırıyor.

Kaynak: Yeni Şafak Gazetesi-Yaşar Süngü'nün yazısı

Diğer Haberler

Teknoloji meraklısı öğrenciler drone yarışmasına hazırlanıyor


Furkan Kasap teknoloji dünyasında gündem oldu


Ortaokul öğrencileri kendi ürettikleri 'drone'ları uçuruyorlar


Bukalemun mikro robotlar


Türkiye'nin kutuptaki bilim elçileri


2 milyon lira ödüllü TEKNOFEST 2019 yarışma başvuruları başladı


Türkiye 'Kılıç' ile uzaya çıkacak


Satürn milyarlarca yıl halkasızmış


Çin'in Ay'ın karanlık yüzüne ektiği tohumlar filizlendi


Genç mühendislerden havayı temizleyen bisiklet


Kulak çınlamasına müzikal terapi yazılımı geliştirildi


10 saniyede kurulan yerli antivirüs programı geliştirdi


Bir yılı 36 günde tamamlayan yeni bir gezegen


Gıdalarda kanserojen maddeleri tespit eden yerli kit geliştirildi


Dünya nüfusunun yarısı 2018'de internete bağlandı


Milli mikroişlemci 'Çakıl' geliyor


2018 Yılı TÜBİTAK ödüllerinin sahipleri belli oldu


Ofiste Z kuşağına hazır mıyız?


Yapay zeka internet sitelerinin güvenlik duvarını aşabiliyor


Liseli 3 arkadaş geliştirdikleri oyun için 1.4 milyon TL aldılar