Suriyeli Yahya'nın 'ödüllük' hikayesi

İç savaş öncesinde gittiği Suriye'de Yahya Abdullah ile tanışan genç yönetmen Berrak Samur, ülkesindeki karışıklıktan sonra önce Gürcistan'a sonra Türkiye, Macaristan, Almanya ve Fransa'ya giden Abdullah'ın öyküsünü belgesele dönüştürdü.

Suriyeli Yahya'nın 'ödüllük' hikayesi

İZMİR - HALİL ŞAHİN

Genç yönetmen Berrak Samur, üniversite öğrencisiyken seyahat ettiği Suriye'de tanıştığı ve iç savaş sonrası hayatından şüphe edince yeniden haberleştiği Yahya Abdullah'ın hayata tutunmasını belgesele dönüştürdü.

Samur'un, Abdullah'ın hikayesinin diğer göçmenlere umut olmasını istediği "Umut" adını verdiği filmi, ABD'deki film festivalinde "başarı" ödülü kazandı.

Ankara'da iletişim fakültesinde öğrenci olduğu 2009 yılında Suriye'yi gezmeye karar veren Samur ve Brezilyalı arkadaşı Daniel Pacheco Wegman, gitmeden önce internet üzerinden Suriye'de kendilerine rehberlik edebilecek kişilerle tanıştı.

Halep'te yaşayan Yahya Abdullah ile bu sayede tanışan iki arkadaş, Suriye gezilerinin bir haftalık bölümünde Abdullah'ın misafiri oldu.

Samur, döndükten 2 sene sonra Suriye'de iç savaş çıkınca Suriye'de tanıdığı insanların durumlarını merak etti. Onlardan haber almaya çalışan Samur, sadece Abdullah'a ulaşabildi. Abdullah'ın iyi olduğunu, çeşitli zorluklardan sonra Avrupa'ya gittiğini öğrenen Samur ve arkadaşı, Abdullah'ın yaşadıklarını belgeselle anlatmaya karar verdi.

9 yıl sonra buluştular

Almanya'nın Berlin şehrine yerleşen Abdullah'ı ziyaret eden Daniel Pacheco Wegman, bu görüşmeyi kamerayla kaydetti. 

Suriye'deki tatilden 9 yıl sonra gerçekleşen buluşmada Abdullah hem yaşadığı zorlukları hem de hayata nasıl tutunduğunu anlattı.

Bu buluşma ve Abdullah'ın anlatımlarına ait görüntülerle başlayan belgeselde Abdullah'ın Gürcistan, Türkiye, Macaristan, Almanya ve Fransa'da yaşadığı dönemlere ait görüntüler ile Samur'un henüz iletişim fakültesi öğrencisiyken Suriye'de çektiği görüntüler de yer aldı.

"Film diğer insanlara ulaşmak için de bir umut"

Filmin yönetmeni Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Berrak Samur, Abdullah'ın evinde kaldıkları sürede Suriye'nin birçok yerini gezdiklerini ve onunla güzel anılar biriktirdiklerini söyledi.

İç savaş sonrası Abdullah'a ulaşabilmenin mutluluğunu yaşadığını kaydeden Samur, Suriye'de tanıştığı diğer kişilerle görüşme umudunu hala koruduğunu, filmin bu umudun da bir parçası olduğunu ifade etti.

Samur, Abdullah'ın başında geçenlerin ve onun hayata sıkıca tutunmasının diğer göçmenler için bir örnek olduğunu dile getirerek, "Sigmund Freud, 'insanda yıkım, şiddet güdülerinin yanında barışı canlandıracak sevgi güdüsü, bağları da vardır' der. Bu bağları yeşertecek belgesel yapma amacındaydım." ifadelerini kullandı.

Suriye'de uzun yıllardır iç savaşın sürdüğüne dikkati çeken Samur, insanların savaşa olan duyarlılığının azaldığını, oradan gelen görüntülerin sanki bir simülasyon ya da bilgisayar oyunu gibi gelmeye başladığını söyledi.

"Savaş karşıtı da bir film"

Samur, filmin barışı getirecek sevgi bağlarını yeşertmeyi amaçladığını kaydederek, "Mülteci sorunlarının haricinde savaş karşıtı da bir film. Umut, orada tanıştığım insanları yeniden bulabilme umudu, mültecilerin daha güçlü olabilmeleri, savaşlara karşı sevgi gücünün yeşertilmesi için, yüreğimizi sızlatan o savaşın karşısında bir konum alma umudu." dedi.

Yahya Abdullah'ın güçlü ve pozitif bir karakter olmasının belgesel fikrini ortaya çıkardığını anlatan Samur, şöyle devam etti:

"Yahya, Suriye'den sonra Türkiye'de özel bir üniversitede İngilizce öğretmenliği yapmış, Macaristan'da yüksek lisansını tamamlamış. Şu an bir kitaba yaşadıklarıyla ilgili bir bölüm yazıyor. Belgesel ve tiyatro meraklısı. Savaştan sonra hep hayata tutunmuş. Savaşın içinde kalmış, o acıyla yaşamış, bombalar ailesinin çevresine yağarken o acıyla yaşamış ve yine de birçok şey yapmış. Yahya'nın belgeselin sonunda 'karamsarlık biz hiç bir yere götürmez' şeklindeki sözleri de çok anlamlı."

"Umut"un ABD'de düzenlenen Docs Without Borders Film Festivali'nde "başarı" ödülüne layık görüldüğünü aktaran Samur, savaşların sona ermesi için yeni projeler hazırlayacağını sözlerine ekledi.

Kaynak:AA

Diğer Haberler

'Şal-şapik' eski cezaevinde yaşatılıyor


Nijerya'nın ilk hattatları Türkiye'nin desteğiyle eğitim alıyor


Kılıç aşkı Bosnalı Leyla'yı Osmanlı uzmanı yaptı


Mırra'nın yapımı da içimi de sunumu da kültür kokuyor


Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi Şubat'ta açılıyor


Kediler, şairlerin ilham kaynağı, yalnızların dostu


İstanbul'a gelip de Topkapı ve Ayasofya'yı gezmeyen yok


İstanbul'un hangi taşını kaldırsak altından müzik çıkıyor


Osmanlı'nın at kültürünü yansıtan 'Ahır Köşkü' restore edildi


İslam Ansiklopedisi'nin web sitesi yenilendi


Kitaplar 'duş'a giriyor güzel kokuyor


Mevlana Müzesi'nin kubbesi yenileniyor


Safranbolu'da yeni evler de aynı mimariyle yapılıyor


Halk takviminden hava durumuna geçerken geride bıraktıklarımız


Batı sanata 'bizim hikayemiz' gözüyle bakıyor


Mekke'nin fethi İslamın barış dini olduğunu gösteren en önemli hadisedir


Gazi Hüsrev Bey Medresesi 482 yaşında


Kişi başına 7 kitap


Tiyatroda kendimize dönme vakti gelmedi mi


Dünya tarihinde görülmemiş bir hikaye