Bilal Arioglu

Mayası sağlam sözü nereden geliyor;

 

Çocukluğumda özellikle Hıdırellez günü sabahı annem komşuya maya bırakmaya ve maya almaya gönderirdi. Bir elimizde yoğurt mayası diğer elimizde ekmek mayası sabah erkenden komşuya onları bırakır, verirse onun mayalarını alır eve getirirdik. Anneme itiraz ederdim o "hayır bunu senin götürmen gerekir" derdi. Yıllar sonra bu işin gerçeğine bir miktar vakıf oldum. Bu aslında orta Asya'dan gelen gelenek

Bilindiği gibi Hıdırellez Hızır ile İlyas'ın yeryüzünde buluştukları varsayılan gün (6 mayıs) diğer taraftan kışın çıkıp yazın geldiği tabiatın uyandığı gün, bir nevi Türk dünyasında kutlanan Nevruz gibi mevsimlik bir bayram. Genellikle köyün yüksek tepelerinden birinde (türbe tepesi) tüm köylünün toplanarak yemek yediği dualar ettiği gün. Yemeklerin aynı gün yapılması taze olması esastır. Baş aşçılığı köyün en tecrübeli ve ağzı dualı kişisi yapmaktadır. Bu tepeler Anadolu'nun diğer yörelerinde "Hıdırlık tepesi" olarak ta adlandırılır. Ayrıca bu gecede Hızır'ın uğradığı hanelere bolluk geleceği dokunduğu şeylerin ise bereketlendiğine inanılır.  Aslında 6 Mayıs Tabiatta her şeyin uyandığı yemeği yapılan otların büyüdüğü, çeşmelerin gürül gürül aktığı, meyve ağaçlarının verime durduğu, hayvanların hazır yemekten kurtulup artık kırda beslenerek karınlarının doymaya başladığı, koyunların kuzuladığı gerçekten de köy yeri için bolluk ve bereketin başladığı bir dönem.

Şimdi gelelim böyle bir günün sabahında çocukların komşuya maya bırakmaya veya almaya gönderilmesine. Çünkü sabilerin günahsız olduğuna inanırız. Mayayı götüren kişinin günahsız yani (akil baliğ) olmayan birisi olması esastır. Dolayısı ile onun getirdiği şeyde hiçbir hesap, art düşünce taşınmaz. Ayrıca çocuk berekettir.

Komşuya maya bırakmanın arkasında da önemli sosyal gerçeklikler barınmaktadır. Bu işlem sabah erkenden yapılarak kimin kime ne götürdüğünün saklı kalması, yani sağ elin verdiğini sol elin duymaması düsturu esastır. Ayrıca köyler küçük yerleşim yerleri olduğu için birisinin diğerinin ürününe veya ekmeğine haset duymasının önüne geçmek hedeflenmiştir. Diğer bir neden ise paylaşım kültürüdür. Çünkü benim ekmek veya yoğurt mayamın iyi olduğuna inanıyorsan bunu seninle paylaşıyorum düsturudur. Yani komşuda pişer bize de düşer mantığı. Maya aynı zamanda öz, fıtrat anlamına da gelmektedir. Bu nedenle fıtratta olan yıl içindeki bozulma ve aşınmanın da her yıl aynı günde tekrarlanarak düzeltilmesi de esas alınmıştır.

Onun için mayası bozuk olanlardan değil, mayası sağlam olanlardan olmaya çalışalım.

 

Önceki Makale
Karasu Kütüphanesi: İrfan Mektebi
İsrafil Kuralay

Sonraki Makale
FUAT SEZGİN HOCANIN ARDINDAN
Kemal Çiftçi