İsrafil Kuralay

Karasu Kütüphanesi: İrfan Mektebi

Yeni Şafak Gazetesi'nin hafta sonu ekinde Halk Üniversitesi: Karasu Kütüphanesi isimli bir yazı yayınlandı. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş kütüphane hakkında tafsilatlı bilgiler vermiş. Kendisiyle telefonda konuştum. İki Karasu Kütüphanesi müdavimi olarak sohbet ettik. Seçim çalışmaları sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gençler için kıraathaneler açacaklarını belirtmesi epeyce tartışılmıştı.

Bu gündem nedeniyle Erzurum'da 1966 yılında bir avuç gönüllünün girişimleriyle kurulan Karasu Kütüphanesi çok güzel bir örnek olarak hafızalarda yerini koruyor. Bu halk üniversitesinde binlerce insan rahleyi tedristen geçerek, toplum içinde hayatını buradan aldığı donanımla devam ettiriyor. Bu kısmetlilerden bir tanesi de benim.

Hafızam beni yanıltmıyorsa 1975 yılında Karasu Oteli'nde bulunan kütüphaneye gittim. Ama benim için Karasu Kütüphanesi'nin üniversite olması kütüphanenin Gümrük Cami'nin yanında bulunan mekânına taşınmasıyla başladı. 1980 ihtilali oluncaya kadar okul dışı zamanlarda bu kütüphanenin müdavimi oldum.

Karasu Kütüphanesi'nde birçok yazarı ve büyüğü tanıma ve dinleme fırsatı buldum. O kütüphanede boyumdan büyük kitapları okudum. Bu kutlu mekân, Necip Fazıl' ı, Seyyid Kutub'u ve daha nice yazarların eserlerini okuyarak düşüncelerimizin şekillenmesine vesile oldu.

Bu irfan mektebinden kimler "ders vererek" kimler "ders alarak" geldi geçti. Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Prof. Dr. Mustafa Ağırman, Prof. Dr. Raşit Küçük, Prof.Dr. Necati Kara, , Remzi Ertek, Prof. Dr. Metin Akkuş, Prof. Dr. Dilaver Düzgün, Prof. Dr. Musa Bilgiz, Prof. Dr. Muhsin Demirci, Yakup Karaca, Yakup Özbek, Necati Akkuş ve daha niceleri...

Bu listenin oluşmasında Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde tefsir profesörü olan Musa Bilgiz hocadan istifade ettim. Özellikle hafta sonları farklı konularda konferanslar olurdu. Ben bu toplantıları sonuna kadar pür dikkat takip ederdim. Bir ortaokul öğrencisi için bir akademisyenle ya da bir yazarla bir arada bulunmak müthiş bir duygu idi.

Bir de aklımda kalan büyüğümüz Hacı Bekir Topdağı vardı. Beyaz uzun sakalı ve güler yüzü hala hafızamda. Ödev yapan öğrencilere destek verir, ilerlemiş yaşına rağmen sadece dini konularda değil; matematik, coğrafya ödevlerinin de hazırlanmasına canı gönülden yardımcı olurdu. Hacı Bekir Topdağı'nın Rüştiye Mektebi mezunu olduğunu söylerlerdi. Allah rahmet eylesin.

Karasu Kütüphanesi'nde üniversiteye hazırlık, Arapça, Kur'ân-ı Kerim dersleri de verilirdi. Ben birkaç ay şimdi ilahiyat hocası olan Ömer Dumlu'dan Arapça dersleri olarak Emsile, Bina, Avamil, Maksut okudum.

Bir avuç irfan sahibi samimi insanın çabaları sonucunda bir halk akademisi ortaya çıkmıştı. Binlerce insana ilim, irfan, şuur veren bu halk mektebinden niceleri istifade etti, kimler geldi geçti... İhsan Süreyya Sırma, Raşit Küçük, Ruhi Özcan, Eşref Hoca, Halis Emek, Muhsin Demirci... Yazıda rahmetli Prof.Dr. Muhammed Hamidullah hocanın da kütüphaneye geldiği belirtiliyor. Ben hocayı Erzurum İmam Hatip Lisesi'nin yurdunda mescitte gördüm. Hiç unutmuyorum zayıf yapılı narin bir Pakistanlı idi.

12 Eylül 1980'de tüm ülkemizde olduğu gibi Erzurum'da da soğuk bir rüzgâr esti. Birçok müessese gibi Karasu Kütüphane'si de bundan nasibini aldı. Bir irfan mektebi kapandı. Yeni nesiller Karasu Kütüphanesi'ni ihya eder mi? Yoksa eski müdavimler bu işe bir el atar mı? Halka açık irfan mekteplerine ne çok ihtiyacımız var.

#Karasu Kütüphanesi #İrfan Mektebi #Halk Üniversitesi

 

Sonraki Makale
Mayası sağlam sözü nereden geliyor;
Bilal Arioglu